 |
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 16.12.2009 0:18 Mesaj konusu: |
|
|
Muş'taki olaylarda 2 kişi öldü, 8 kişi yaralandı
Muş'un Bulanık ilçesinde bir esnaf, işyerini ve arabasını yakmak isteyen göstericilere ateş açtı... Çıkan olaylarda 2 kişi öldü, 8 kişi de yaralandı. Bulanık Belediye Başkanı Ziya Akkaya, halkın panik içinde olduğunu ve işyerlerinin ateşe verildiğini açıkladı...
Muş'un Bulanık İlçesi'nde, DTP’nin kapatılmasını protesto eden grubun başlattığı olaylarda bir manifaturacı dükkanından açılan Kalaşnikof küfek ateşiyle 2 kişi öldü, 7 kişi yaralandı. İlçe savaş alanına dönerken, işyerleri ateşe verildi, araçlar tahrip edildi, halk evlerine kapandı. Güvenlik güçleri çevre il ve ilçelerden takviye gelen ekiplerle Bulanık'ta geniş çaplı güvenlik önlemi aldı.
Bulanık İlçesi'nde saat 11.00 sıralarında Aslanpaşa Caddesi üzerinde bulunan kapatılan DTP’nin ilçe binası önünde, basın açıklaması yapacaklarını söyleyen bir grup toplandı. Bu sırada olaylar çıkabileceği ihtimaliyle bazı esnaf işyerini kapattı.
Kısa sürede sayıları 1500'e yaklaşan kalabalık burada DTP'nin kapatılmasını protestoya başlarkan, polis de çevrede önlem aldı. Kalabalık arasından yaklaşık 150 kişilik grup, çevredeki araçlara ve işyerlerine taşlı saldırı başlattı. Polisin aldığı önleme karşın saat 12.00 sıralarında manifaturacılık yapan T. B, otomobilinin ve işyerinin tahrip edildiği iddiasıyla göstericilere Kalaşnikof tüfekle silahla ateş açtı.
2 ÖLÜ, 7 YARALI
İşyerinden açıldığı belirtilen ateşle muhtar Kemal Kayacan yaşamını yitirirken, 8 kişi vücutlarına isabet eden kurşunla yaralandı. Yaralılardan Necmi Oral, Muş'a hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirince ölü sayısı 2'ye çıktı.Yoncalı Köyü muhtarı Kemal Aycan ile 19 yaşındaki Necmi Oral'ın cenazesi yarın Bulanık Devlet Hastanesi morgundan alınarak toprağa verilecek.
Yaralı 7 kişiden durumu ağır olanlar 1 kişi Muş Devlet Hastanesi'nde 6'sı ile Bulanık ve Mazgirt'te tedaviye alındı.
3'Ü KURŞUNLA YARALANDI
Kapıtılan DTP’nin Muş milletvekilleri Sırrı Sakık ve Mehmet Nuri Yaman da Bulanık'a gelerek olaylar hakkında bilgi aldı. Sakık ve Yaman ölen 2 kişinin cenazesinin bulunduğu Bulanık Devlet Hastanesi'ne giderek, burada tedavi gören yaralıları ziyaret etti.
Bu arada olaylarda yaralanan 8 kişiden 3'ünün kurşunla, diğerlerinin de taş, sopa ve kaçarken düşme sonucu yaralandıkları belirtildi. Kurşunla yaralananların Sadık Çiftçi, Kenan Gündüz ve Cüneyt Çelik olduğu belirtildi. Olaylar sırasında düşme sonucu yaralanan ve Van'a gönderilen Ozan Korkmazer'in durumunun ağır olduğu belirtildi. Hamdullah Güvercin'in elinden, Heybet Kondu ve Abdülkerim Çelik'in dizinden yaralandıkları ve Lokman Sönmez'in bacağında kırık olduğu açıklandı.
BİLEN AİLESİ HELİKOPTERLE GÖTÜRÜLDÜ
Bulanık’ta gün boyu devam eden olaylar akşam satalerinde yatıştı ancak gerginlik sürüyor. Göstericilere ateş açarak 2 kişinin ölümüne, 8 kişinin de yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla gözaltına alınan manifaturacı Turan Bilen'in yakınları da can güvenlikleri nedeniyle helikopterlerle Bulanık'tan alınarak güvenli bir yere götürüldü. Bilen ailesinin evi de bazı grupların misilleme amacıyla saldırı düzenleyebileceği ihtimaline karşı güvenlik çemberine alındı.
Polis olaylarda kullandığı Kalaşnikof tüfeğin ruhsatlı olduğu söylenen manifaturacı T. B'yi gözaltına aldı.
İLÇE SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ
Gösteriler sırasında 2 kişinin ölmesi, 7 kişinin de yaralanması olayları çığırından çıkmasına neden oldu, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışma saatlerce sürdü.
Polisin gözyaşartıcı bomba ve tazyikli su kullanarak yaptığı müdahaleye rağmen sayıları giderek artan göstericiler, bazı işyerleri ve araçları ateşe verdi. Kalaşnikof silah kullandığı belirtilen manifaturacı Kemal Kayacan'ın işyeri ve aracı da kundaklandı.
Saatlerce süren olaylarda göstericiler ilçenin altını üstüne getirirken aralarında banka şubeleri, dersaneler ve Ak Parti binasının da bulunduğu birçok binayı ateşe verip tahrip etti.
Bulanık ilçesine giriş ve çıkışları kontrol altına alan güvenlik güçleriyle sokak alaranı dağılan göstericiler arasındaki çatışma saatlerce devam etti.
Olaylar nedeniyle çok sayıda öğrenci ilköğretim ve liseye gitmedi. Bu nedenle okullarda dersler yapılamadı.
BAŞKANLARDAN FARKLI AÇIKLAMALAR
Bulanık Belediye Başkanı DTP'li Ziya Akkaya, “Olayın ardından ilçede büyük gerginlik var. Yatıştırmakta zorlanıyoruz. Vatandaşlar evlerinden dışarıya çıkamıyor. Halk panik içinde. Birçok işyeri ateşe verildi” dedi.
Muş Belediye Başkanı AK Partili Necmettin Dede, Bulanık İlçesi'nde olaylar devam ederken televizyonların canlı yayınında açıklamalar yaparak çatışmanın kan davası ve aşiret ilişkisinden kaynaklandığını ileri sürdü.
Başkan Dede, aşiret ileri gelenlerinin araya girmesiyle olayların yatışacağını umduğunu belirterek, “Türkiye'nin kardeşliğe ihtiyacı var. Herkes bunu istiyor” dedi.
ÖLENLERİN VE YARANANLARIN KİMLİĞİ
Muş'un Bulanık İlçesi'nde bugün çıkan olaylar sırasında işyerine molotof kokteyli atılan manifaturacı Turan Bilen'in, Kalaşnikof silahıyla açtığı ateş sırasında ölenlerin Kemal Aycan ve Necmi Oral olduğu açıklandı. Olaylar sırasında önce 7 olarak açıklanan yaralı sayısı 8'e çıktı. Durumları ağır olanların Muş, Elazıf ve Van'daki hastanelere sevk edilen 8 yaralının kimliği şöyle:
Hamdullah Güvercin, Sadık Çiftçi, Cüyent Çelik, Abdülkerim Çelik, Kenan Gündüz, Heybet Kondu, Lokman Sönmez ve Ozan Korkmazer.
VALİ BEKTAŞ: BU BİR TERÖRDÜR
Muş Valisi Erdoğan Bektaş, Bulanık’ta meydana gelen olaylarla ilgili düzenlediği basın toplantısında, “Bu bir terördür. Kimse devletin işini yapmaya kalkmasın” dedi. Vali Bektaş, şunları söyledi:
“Biz 13- 14 yaşındaki çocuklara bunu yüklemiyoruz. Ama yükleyenleri biliyoruz. Ak saçlı o insanlar, kendileri biliyor. Bulanık’ta her nokta kontrol altındadır. Artık milletin hassasiyeti ile oynanmasın. Her şeye rağmen vatandaşlarımız sakin davranmışlardır. Ortada bir kanunsuzluk varsa, devlet bunu önleyecektir. Devletin fonksiyonunu kimse üstlenmesin. Yapan kişi yakalanmıştır. Gereği yapılıyor.”
SİLAH RUHSATLI ÇIKTI
Vali Bektaş, olaylar sırasında Kalaşnikof silahla ateş açıp 2 kişiyi öldürüp 8 kişiyi de yaralamakla suçlanan manifaturacı Turan Bilen’in korucu olup olmadığı sorulyması üzerine, “Yapılan araştırma sonucu kullandığı Kaleşnikof silahın ruhsatlı olduğu tespit edilmiştir. Daha önce köy koruculuğu yapıp yapmadığı araştırılıyor” dedi.
Vali Bektaş, akşam saatlerinde olaylar hakkında yerinde bilgi almak üzere Bulanık İlçesi'ne gitti.
YARALILARIN 3'Ü KURŞUNLA
Olaylar sırasında manifaturacıya molotof kokteyli atan gruba işyeri sahibi Turan Bilen'in ateş açması sonucu ölen Yoncalı Köyü muhtarı Kemal Aycan ile 19 yaşındaki Necmi Oral'ın cenazesi yarın Bulanık Devlet Hastanesi morgundan alınarak toprağa verilecek.
Kapıtılan DTP’nin Muş milletvekilleri Sırrı Sakık ve Mehmet Nuri Yaman da Bulanık'a gelerek olaylar hakkında bilgi aldı. Sakık ve Yaman ölen 2 kişinin cenazesinin bulunduğu Bulanık Devlet Hastanesi'ne giderek, burada tedavi gören yaralıları ziyaret etti.
Bu arada olaylarda yaralanan 8 kişiden 3'ünün kurşunla, diğerlerinin de taş, sopa ve kaçarken düşme sonucu yaralandıkları belirtildi. Kurşunla yaralananların Sadık Çiftçi, Kenan Gündüz ve Cüneyt Çelik olduğu belirtildi. Olaylar sırasında düşme sonucu yaralanan ve Van'a gönderilen Ozan Korkmazer'in durumunun ağır olduğu belirtildi. Hamdullah Güvercin'in elinden, Heybet Kondu ve Abdülkerim Çelik'in dizinden yaralandıkları ve Lokman Sönmez'in bacağında kırık olduğu açıklandı.
BİLEN AİLESİ HELİKOPTERLE GÖTÜRÜLDÜ
Bulanık’ta gün boyu devam eden olaylar akşam satalerinde yatıştı ancak gerginlik sürüyor. Göstericilere ateş açarak 2 kişinin ölümüne, 8 kişinin de yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla gözaltına alınan manifaturacı Turan Bilen'in yakınları da can güvenlikleri nedeniyle Sikorky helikopterlerle Bulanık'tan alınarak güvenli bir yere götürüldü. Bilen ailesinin evi de bazı grupların misilleme amacıyla saldırı düzenleyebileceği ihtimaline karşı güvenlik çemberine alındı.
Hürriyet
İnanın haber küçük ve önemsiz bir ayrıntı gibi verilmiş, Türkiye'de resmen iç savaş çıktı işte, işyerini ve arabasını yakmak isteyene n'apçak millet? Tabii ki çeker kalaşnikofla tarar da, satırla da kovalar, gelsin benim evimi arabamı yakmak istesin ben de aynısını yaparım, işte tam istedikleri hale geliyor ülke, bugünlere geleceğini hepimiz biliyorduk, işte geldik, ilerisi zaten daha da kötü, düşünmesi bile korkunç, yazık ettiler güzelim ülkemize, halkımız bunu istedi, böyle oldu, sefasını (!) sürsünler şimdi...
(Fotoğraf ve manşet Milliyet'ten, ifadelere dikkat! Dükkanı "taşlanan" diyor, dükkanı ve arabası yakılmak istenen demiyorlar bakın dikkat edin, bu kadarına da pes yaa wallahi yuh! Medya var ya bu medya, her şeyi medya yapıyor...) _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Master KENOBI Jedi Master

Kayıt: 20 Arl 2002 Mesajlar: 5934 Nerden: Coruscant
|
Tarih: 16.12.2009 12:33 Mesaj konusu: |
|
|
İyi yapmış keşke Bixi ile tarasaymış şerefsizleri. _________________ Balböceğim.
  |
|
| Başa dön |
|
 |
bozkurt Vasili Zaitsev

Kayıt: 05 Tem 2002 Mesajlar: 6318 Nerden: Stuttgart
|
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 12.01.2010 23:17 Mesaj konusu: |
|
|
Ewet katıldım, nein %90 _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Master KENOBI Jedi Master

Kayıt: 20 Arl 2002 Mesajlar: 5934 Nerden: Coruscant
|
Tarih: 13.01.2010 15:44 Mesaj konusu: |
|
|
| Tony demiş ki: |
Ewet katıldım, nein %90 |
aynen nein  _________________ Balböceğim.
  |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 19.06.2010 22:01 Mesaj konusu: |
|
|
Bilindiği üzre bu kara günde 11 şehit verdik birçok da yaralımız var ve işin en acı kısmı bence medyada...
Kullandıkları başlık: Başbakan'dan çok sert açıklama, içerik aşağıda zaten, söyleyecek bir söz yok, ne diyeyim... Başımız sağolsun, k. ırak'tan gelenlerin görüntüleri hâlâ gözümün önünden gitmiyor, açılım nutukları da kulaklarımda...
İşte o çok sert açıklama:
Başbakan'dan çok sert açıklama
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakkari’de terör örgütünün saldırısı sonucu 11 askerimizin şehit olması, 14 askerimizin de yaralanması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’a başsağlığı telgrafı gönderdi. Başbakan Erdoğan’ın telgrafta şunları söyledi:
“Hakkâri’de terör örgütünün saldırısı sonucu 11 askerimizin şehit olması, 14 askerimizin de yaralanmasından büyük üzüntü duydum.
Her devletin olduğu kadar, Türkiye Cumhuriyeti devletinin de birlik ve bütünlüğünü koruma hakkı bulunmaktadır. Devletimiz bu hakkını kullanmada hiçbir tereddüde mahal vermeksizin, terörle mücadeledeki kararlılığını sonuna kadar sürdürecektir.
Bu tür hain saldırılar mücadeledeki kararlılığımızı asla etkilemeyecektir.
Hangi güçler adına taşeronluk yaptığı aziz milletimiz tarafından yakından bilinen terör örgütü yok edilinceye karar mücadelemiz devam edecektir. Devletimiz, kahraman şehit ve gazilerimizin eşsiz fedakârlıkları, milletimizin sağduyusu ile birlik ve beraberliğine, ülkemizin istikrarına kasteden bölücü fitnenin mutlaka üstesinden gelecektir. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu fitneyi bertaraf edecek kudret ve iradeye sahibiz. Bu çerçevede her türle bedeli ödemeye de hazırız.
Acımız ne kadar büyük olursa olsun; soğukkanlılığımızı kaybetmeden, kardeşlik hukukumuza halel getirmeden, aziz milletimiz ve kahraman güvenlik güçlerimizle beraber mutlaka neticeye ulaşacağız. Milletimizin vatan sevgisinin ölümsüz örnekleri olan kahraman şehitlerimizin eşsiz fedakârlıkları ve aziz hatıraları hiçbir zaman unutulmayacaktır. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, kederli ailelerine, milletimize ve şahsınızda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına başsağlığı dilerim"
Hürriyet _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Master KENOBI Jedi Master

Kayıt: 20 Arl 2002 Mesajlar: 5934 Nerden: Coruscant
|
Tarih: 19.06.2010 22:30 Mesaj konusu: |
|
|
Herzamanki terraneler, iran gibi yakaldığını sallandır bak nasıl özür diliyor itler. _________________ Balböceğim.
  |
|
| Başa dön |
|
 |
the_cantan Manuel Rui Costa

Kayıt: 26 Nis 2004 Mesajlar: 3606 Nerden: gölbaşı 46/5
|
Tarih: 21.06.2010 11:39 Mesaj konusu: |
|
|
İnşallah muvaffak oluruz. mesut yılmaz dönemi AB uyum paketinde idam kaldırıldı idi.hiç unutmam.geri dönse iyi olur aslında. sebep ise toplum ve ahlak büyük darbeler alıyor.her gün cinayet. birde sözde PKK lı teröristler. kalleşce saldır ve ve kalleşçe mayın döşe. sıkıyorsa meydana çıksınlar. Çin'de sallandırıyormuş. akıllı adamlar. _________________ Sen ne kadar olumlu yaklaşımda bulunursan (kendi adıma konuşuyorum) benden iki kat fazlasını alırsın.Görçiz.
Ahzabsuresi Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler. |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 29.07.2010 0:13 Mesaj konusu: |
|
|
AKP’Lİ BAŞKAN’IN AÇILIMI !
Akp’li Adıyaman Belediyesi, Diyarbakır’da Mehmetçik’le girdiği çatışmada öldürülen teröristin cenazesi için resmi cenaze aracı gönderdi. Cenaze araçla Adıyaman’a getirildi.
Araca Pkk paçavrası asılmasına göz yumuldu... Belediye Başkanı Necip Büyükaslan “Bölücüler adeta aracımızı rehin teslim almış. Soruşturma açtım” diyerek kendini savunmaya çalıştı.
Pkk yandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti toprakları içinde, belediyeye ait resmi plakalı cenaze aracıyla gövde gösterisi yapmasına kimse sesini çıkarmadı. Meydanı boş bulan bölücüler bir de “Dişe diş, intikam” sloganları attı.
Bu durum, Kürt açılımıyla şımaran Pkk yandaşlarının artık istedikleri gibi at koşturduğunu gözler önüne serdi. Mehmetçiğin uğruna kanını akıttığı Türk Bayrağı’nın gölgesinde yaşanan bu çirkin sahneler ise vicdanları sızlattı.
Kaynak: Sözcü Gazetesi _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 15.08.2010 17:14 Mesaj konusu: |
|
|
...Ve gerçekleşti!
‘Açılım’ın mimarı, CIA ajanı H. Barkey’in
planları tıkır tıkır işliyor. Referandum için
AKP’yi destekleyen PKK ‘ateşkes’ ilan etti
Başrolde Barkey var
AKP’nin PKK açılımının organizatörü, CIA ajanı Henri Barkey’in Diyarbakır teftişleri (!) sonrası başlattığı oyun sahneye kondu, Karayılan ve BDP’nin ardından PKK da rolünü oynadı: 13 Ağustos-20 Eylül arası ateşkes ilan ettik.
‘Siyasi talepler’ geldi
İktİdarIn elini güçlendirmek amacıyla yazılan senaryoda “Kandil’in siyasallaşması” da unutulmadı ve talepler dile getirildi: Pasif savunmaya geçtik. Tutuklu Kürt siyasetçiler serbest bırakılsın, yüzde 10 seçim barajı düşürülsün.
YENİÇAĞ, oynanan oyunu ve amacını 9 Ağustos 2010 Pazartesi tarihli nüshasında bu başlıkla duyurmuştu.
Barkey’in dediği oldu!
Açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey’in organize ettiği senaryo hayata geçti. Terör örgütü PKK, AKP’nin elini güçlendirmek için referandum sona erene kadar sözde ateşkes ilan etti
Haber: Salim YAVAŞOĞLU
Eli kanlı terör örgütü, referandumda AKP’nin elini güçlendirmek için harekete geçti. Açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey’in Diyarbakır teftişleri sonrası başlattığı oyun sahneye kondu. PKK, referandum bitene kadar sözde ateşkes ilan ettiğini duyurdu. 13 Ağustos - 20 Eylül tarihleri arasında tek taraflı ’ateşkes‘ ilan ettiğini söyleyen terör örgütünün açıklamasında şunlara yer verdi: “Bu kararımızın gereği olarak; 1 Haziran‘dan bu yana aktif savunma pozisyonunda olan güçlerimizi pasif savunmaya çektiğimizi kamuoyuna resmen ilan ediyoruz. 13 Ağustos‘tan 20 Eylül‘e kadar güçlerimiz herhangi bir eylem yapmayacak, ancak kendisine, halka yönelecek saldırı ve operasyonlar karşısında savunma hakkını kullanacaktır.” Kandil’den yapılan açıklamada ayrıca, Türk askerinin de operasyonları durdurması, 1700 civarındaki tutuklu Kürt siyasetçisinin ile barış grubu üyelerinin serbest bırakılması ve yüzde 10 seçim barajının düşürülmesi talep edildi.
Organizatör Henry Barkey
PKK’nın bu konuda hükümet yetkilileriyle bir dizi görüşme yaptığı iddia ediliyor. Bu konudaki organizatörlüğü ise açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey’in yürüttüğü belirtiliyor. Barkey ile görüşen BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş birkaç gün önce, ” İnşallah Ramazan ayına hayırlı haberlerle gireceğiz ve barışın sağlanması için büyük çaba sarfedeceğiz “ demişti. Yine Barkey, geçtiğimiz hafta Diyarbakır’a giderek açılım konusunda teftişte bulunmuştu. Barkey incelemelerinin ardından, “PKK bir şekilde hükümetle beraber çalışmış olabilir. Aksi takdirde Habur’dan nasıl döneceklerdi? PKK dön demeden dönemezlerdi. Bana anlatıldığı kadarıyla DTP bile Habur’dan dönüş kararından bir iki gün önce haberdar edildi. Devlet bunu kiminle konuştu? Belli ki bir koordinasyon oldu ikisi arasında“ demişti. Bunun ardından da teröristbaşı Murat Karayılan da hükümet yetkilileriyle görüşüldüğünü ve Ramazan’da ateşkes ilan etmeyi planladıklarını söylemişti.
Barzani de destek verdi
Bu arada, peşmerge reisi Mesut Barzani, PKK’nin sözde ateşkesini desteklediklerini açıkladı. Barzani, “Bu ateşkesin devam etmesini, bir süreyle sınırlı kalmamasını dili-yoruz. Ayrıca, bu sorunun her zaman savaşla çözülmeyeceğini, belki diyalog ve barış yoluyla çözüleceğini tekrarlıyoruz” dedi.
Kaynak: Yeniçağ
Dencek bir şey yok işte, durmak yok yola devam... _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 18.08.2010 21:14 Mesaj konusu: |
|
|
Karayılan: Devletle anlaştık
Terör örgütü elebaşısı Murat Karayılan'dan flaş iddia: 'Devlet ile Öcalan arasında sağlanan temaslar sonucu ateşkes ilan ettik!' Bu açıklamanın ardından BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan da ilginç bir açıklama geldi: 'Şartlar değişirse referandumda oyumuz evet olur.'
KARAYILAN'IN AÇIKLAMASI
Terör örgütü PKK’nın liderlerinden Murat Karayılan, ‘tek taraflı ateşkes’ kararının Devlet ile Öcalan arasında sağlanan temaslar sonucu alındığını ileri sürdü. Karayılan, ‘Talep üzerine önderliğimiz yeniden devreye girip hareketimize mesaj gönderdi’ dedi
Fırat Haber Ajansı’na örgütün 13 Ağustos’ta ilan ettiği ‘eylemsizlik’ kararını değerlendiren Karayılan, ateşkesin devlet içerisinden bazı yetkililerin terörist Abdullah Öcalan’la sağlanan temasların ardından geliştiğini ileri sürdü. Karayılan, iddiasını şöyle gerekçelendirdi: “Artık açıklanmasında bir sakınca görmediğimiz diğer önemli bir gelişme de devletin, önderliğimizle geliştirdiği diyalog temelinde ateşkes talebinde bulunmasıdır. Aslında önderliğimiz aradan çekilmişti ancak, talep üzerine yeniden devreye girerek, çağrıları ve devletten doğru gelen istemi de dikkate alarak, bir kez daha barışa şans tanınması için hareketimize bir mesaj gönderdi.”
DEMİRTAŞ: ŞARTLAR OLUŞURSA ANAYASAYI DESTEKLERİZ
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, aldıkları boykot kararını değerlendirirken, “Hükümetten taleplerimiz var. Yani PKK eylemsizlik kararı aldı diye biz boykot çalışmalarımızdan vazgeçmeyiz. Hükümet taleplerimizi karşılamaya yönelik ciddi adımlar atarsa müzakere süreci başlar, biz de yeni anayasayı destekleriz. Önümüzde daha uzun bir süre var. Hükümet bu süreyi iyi değerlendirmelidir” dedi.
PKK’nın eylemsizlik kararıyla birlikte partilerinin boykot kararının tartışıldığını hatırlatan Demirtaş, şöyle dedi:
“FIRSAT KAÇIRILMAMALI”
“PKK’nın eylemsizlik ve çatışmasızlık kararı elbette ki bizleri sevindirmişti. Bundan önce partimiz ve bölgedeki sivil toplum örgütleri temsilcilerinin çağrılarına PKK cevap verdi. Ancak yapılan çağrılar tek taraflı değildi. Hiç olmazsa bu mübarek ay içerisinde silahlar sussaydı, çatışma olmasaydı. Sağlanan bu ortamın kalıcı ve sürekli hale gelmesi için BDP olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Hakkari’den Edirne’ye kadar herkes feryat ederken hükümet buna sessiz kalmayacaktır. Bu fırsatın kaçırılmaması gerek. Kalıcı barış için hükümetin de elini taşın altına koyması gerekiyor. Olumlu veya olumsuz durumu tarih yazacaktır.”
“YENİ BİR ANAYASA İSTİYORUZ”
Başbakan Erdoğan'ın, sağlanan ortamın devamlılığını sağlamak adına siyasi cesaret göstermesi gerektiğini belirten Demirtaş, “Gıyabımızda yapılan boykot tartışmalarını izliyoruz. Boykot, siyasi tavır içerisinde alınan bir karardır. PKK’nın eylemsizlik kararları taraflarla ilgili bir karardır. Boykot, evet ve hayırdan daha siyasi bir karardır. Yeni bir anayasa istiyoruz. Seçim barajının düşmesini istiyoruz. Terörle mücadele kanununda değişiklik veya tamamen kaldırılmasını veya değişmesini istiyoruz. Ancak havuzlu villa, soy- boy gibi seviyesiz tartışmalar, toplumun aklıyla alay etmektir. Boykot kararının ne kadar doğru olduğunu burada daha net bir şekilde görebiliriz” dedi.
“HÜKÜMETTEN TALEPLERİMİZ VAR”
Konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, PKK’nın eylemsizlik ve çatışmasızlık kararı üzerine BDP’nin de boykot kararında bir esneme olup olamayacağı şeklindeki bir soruya, “Hükümetten taleplerimiz var. Yani PKK çatışmasızlık ve eylemsizlik kararı aldı diye biz boykot çalışmalarımızdan vazgeçmeyiz. Hükümet taleplerimizi karşılamaya yönelik ciddi adımlar atarsa müzakere süreci başlar, biz de yeni anayasayı destekleriz. Önümüzde daha uzun bir süre var. Hükümet bu süreyi iyi değerlendirmelidir” diye yanıtladı.
Abdullah Öcalan’ın boykot kararından vazgeçilmesi yönünde bir tavsiyesi olması halinde parti olarak nasıl bir tavır içine girileceği yönündeki bir başka soruya ise Demirtaş, “Arkadaşlar parti olarak barışın kalıcı haline getirilmesi amacıyla ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Taleplerimize cevap verilmesi durumunda elbette ki biz yeni anayasayı destekleriz. Böyle bir durumda AKP ile ortak çalışma çağrımızı yeniliyoruz. Yeni bir anayasaya katkı sunmaya hazırız. Müzakere etmeye hazırız” dedi.
Hürriyet
Yuuuhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh! _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
the_cantan Manuel Rui Costa

Kayıt: 26 Nis 2004 Mesajlar: 3606 Nerden: gölbaşı 46/5
|
Tarih: 19.08.2010 12:47 Mesaj konusu: |
|
|
puuuhhhh!!!!!! 31mayıs da öcalan konuşup,
son şansınız.daha karışmam diyordu.ne oldu?saldırılar arttı. basiretsiz iktidarda herşeye çanak tutuyor. koparmalı kafasını elebaşının.
YAŞ öncesi Balyoz opersyonu çıkar;
ne yapıp edip generallarin terfisini engellediler.
her YAŞ sonrası generallerin terfisine bozulan hükümetin zikzakları bu denli komik...  _________________ Sen ne kadar olumlu yaklaşımda bulunursan (kendi adıma konuşuyorum) benden iki kat fazlasını alırsın.Görçiz.
Ahzabsuresi Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler. |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 20.08.2010 11:58 Mesaj konusu: |
|
|
Kandil’den gelen “Devletle anlaştık” açıklaması Ankara’yı sarstı. Muhalefet ayakta: Hangi tavizler verildi, açıklansın
Referandumda “Evet” oyu için bölücübaşına taviz verildi...
İç ve dış odaklı plan uygulanıyor
YURT Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, iç ve dış odaklı büyük bir planın uygulamaya konulduğunu belirterek, “PKK’nın siyasallaştırılma süreci yaşanmaktadır” dedi. CHP’li İsa Gök ve Onur Öymen de aynı tehlikeye dikkat çekerek şu yorumu yaptı: AKP ve PKK artık ruh ikizi...
Terör örgütüyle anlaştılar
DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit, terörün iktidar sayesinde yükseldiğini kaydederken, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın değerlendirmesi daha sert oldu: Terörle bilerek mücadele etmediler. Açılımın kılıfı haline dönüştürdüler. Bugün bir terör örgütüyle anlaşma noktasına gittiler.
Organizasyonun mimarı Barkey
Ankara-Kandil buluşmasının altından Henri Barkey çıktı. Hazırladığı raporun ardından “Cesur lider arıyoruz” diye açıklama yapan CIA ajanı, bir süre önce Diyarbakır ve Ankara’da gizli temaslarda bulunmuştu...
Ülke PKK’ya mahkum ediliyor
Kandil’den gelen “Biz hükümetle anlaştık” açıklaması Ankara’yı sarstı. YP lideri Tantan, iç ve dış odaklı bir planın uygulamaya konulduğunu belirterek, “Ülkede PKK’nın siyasallaştırılma süreci yaşanıyor” dedi
Haber: Fatih ERBOZ
Terör örgütü PKK’nın Kandil’deki bir numaralı ismi Murat Karayılan’ın “Biz hükümetle anlaştık” açıklaması Ankara’yı karıştırdı. Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, terör konusunda iç ve dış odaklı büyük bir planın uygulamaya konulduğunu belirtti. AKP’nin iktidarda bulunduğu yaklaşık 9 yıl boyunca terörle mücadele etmediğini belirten Tantan, şöyle dedi: “Türkiye’de büyük bir terör planı işliyor. Bu plan iç ve dış destekli olarak yürütülüyor. NATO’nun terörle mücadele konseptine uygun olarak 2003 yılında düzenlediği toplantıda terör örgütleri güncelleştirildi. Güncelleştirilmeyen tek örgüt PKK kaldı. Bugün Türkiye’de tamamen PKK’nın siyasallaştırılma süreci yaşanmaktadır. Bu plan doğrultusunda ABD konseptine uygun olarak Kandil boşaltılmayacaktır. Kandil’de teröristler bulunmaya devam edecektir. Bu teröristler ABD’nin bölge çıkarlarına uygun olarak Türkiye-İran başta olmak üzere gerektiğinde kullanılacaktır. Zaten terör örgütünün kendisi de taşeron olarak kullanıldığını açıkladı.”
Örgütün finans kaynağı kesilmeli
PKK’nın finans kaynaklarının bir türlü kesilemediğine dikkat çeken Tantan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Planın en büyük noktalarından bir tanesi budur. PKK terör örgütü büyük finans kaynaklarına sahiptir. Bugün bahsedilen rakam 25-30 milyar dolardır. Batılı ülkelerin büyük bir bölümü terör örgütlerinin finans kaynaklarını kesmişlerdir. Türkiye’de hala terörün finans kaynakları ortadan kaldırılamamıştır. AKP iktidarı PKK’nın finans kaynaklarını neden ortadan kaldıramamaktadır? Bunun önünü kim kesmektedir? AKP iktidarı boyunca PKK terör örgütü ve PKK yandaşları büyük servetlere sahip olurken, Türk halkı fakirleştirilmiştir. Cahil bırakılmıştır. İşleyen planın esas adı budur. Türk halkı teröre ve PKK’ya mahkum edilmek istenmektedir.”
Türk kimliğine saldırı başladı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sözlerine de dikkat çeken Tantan, şunları kaydetti: “ İktidarlar ve devlet elbette ki terör örgütleriyle pazarlık yapmaz. İktidarların görevi terör tehdidini ortadan kaldırmaktır. Bugün Türkiye’de terörle mücadele konusunda yaşanan ve geçmişten hukuksuzluk nedeniyle terörle mücadele etmiş görevliler mahkum olmaktadır. O halde terörle mücadelede hukuk alt yapısı tam olarak gerçekleştirilememiş bir ülkede hangi kurumlar, hangi yasal yetkileri alarak terör kaynakları ile görüşebilir, görüşme yapabilir? Bunun açıkça ortaya konması gerekmektedir. Bu tür söylemlerin dayanağı bulunmamaktadır. Türk kimliğine saldırı başlamıştır. Böyle bir ortamda nasıl BM gücünden bahsedilebilmektedir? PKK adeta TSK’ya karşı yüksek teknoljik imkanları kullanarak savaş ilan etmiştir. Bu anlayış ortadayken, neden terörle mücadelede daha aktif ve ciddi önlemler alınmamaktadır? Türkiye’de iç ve diş destekli çok ciddi bir terör planı işlemektedir. Bu plana bir an önce son vermek gerekir.”
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, AKP’nin iktidarda bulunduğu yaklaşık 9 yıl boyunca terörle mücadele etmediğini ifade etti.
Plan kamuoyundan gizli olarak işliyor
CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, AKP’nin kamuoyundan gizli olarak da olsa terör örgütü ile yapılan anlaşmayı hayata geçirme yolunda önemli adımlar attığını belirtti. Terörist başının işleyen planın uzun vadeli amaçları doğrultusunda affedilebileceğini dile getiren Gök, şunları kaydetti: “AKP iktidarı gizili olarak anlaşmayı zaten sürdürüyor. Bunun ipuçlarını zaten kamuoyunda çıkan haberlerden görüyoruz. Kaldı ki hava muhalefetine rağmen İmralı’ya avukatlar için araç ayarlanıyor olması da manidar değil mi? Kandil’de yapılacak basın toplantısı İmralı’dan gelecek talimatlar beklenerek öğleden sonraya alınıyor. Böyle komik bir şey olur mu? İmralı’ya özel araçların ayarlanması, ardından da Karayılan’ın ’anlaştık’ açıklamaları planın nasıl işlediğinin göstergesi. Son dönemde Murat Karayılan’ın, Selahattin Demirtaş’ın açıklamaları, bebek katili Abdullah Öcalan’ın referandum için ’evet’ kelimesini kullanıyor olması, bir anlaşmanın olduğunu zaten gösteriyor. AKP ve PKK artık ruh ikizi. Uzun vadede anlaşmalı planın hedeflerinden biri olarak bölücübaşının affı söz konusu olabilir.”
Terör, AKP iktidarı sayesinde yükseldi
DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit, terörün AKP hükümeti iktidar sayesinde yükseldiğini söyledi. Macit, Afyonkarahisar’da düzenlediği basın toplantısında şöyle dedi: “Anayasa paketinin içeriğinde ne olursa olsun terörle ilgili 8 yıldır AKP iktidarının bir adım atmaması, tamamen güvenlik güçleriyle terörle mücadeleyi baş başa bırakarak kendi görüşleri doğrultusunda terörün yükselmesini sağlamıştır ve bugünkü noktaya gelmiştir” iddiasında bulunan Macit, şöyle konuştu: “Sayın Başbakan’a sormak gerekiyor. Sayın Başbakan sen ne iş yaparsın? Sen terörle mücadele etmeyeceksin, işsizlikle mücadele etmeyeceksin, çöken tarımın ayağa kalkmasıyla ilgili proje program koymayacaksın, sen ne iş yaparsın? ’Sen bu ülkeyi bölüp parçalamak için mi görevlendirildin’diye sormak gerekir.” Referandum sürecine de değinen DSP Genel Başkan Yardımcısı Macit, Anayasa değişiklikleri konusunda halkın aydınlanmasının ve ona göre oy kullanmasının önemli olduğunu, ancak birbiriyle ilgisi olmayan 26 maddelik değişikliklerin bir araya getirilerek halk oyuna sunulmasının, başta şekil yönünden yanlış olduğunu ifade etti.
Hükümetin pazarlık yaptığı ortada
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, hükümetin, İmralı, Kandil, PKK ve BDP ile pazarlık yaptığının açıkça ortada olduğunu söyledi. İnce TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. “Hükümet ile PKK arasında gizli pazarlık yapıldığı” iddialarının anımsatılması üzerine ise İnce, şunları söyledi:
Ruh dördüzlüğü hayırlı olsun
“Hükümetin, İmralı, Kandil, PKK ve BDP ile pazarlık yaptığı çok net olarak ortada. Önce ’boykot’dedi BDP. Bu boykot kararının sahte olduğunu, el altından ’evet’ diyeceklerini biliyorduk zaten. AKP, Kandil, PKK, BDP, İmralı pazarlığı ve ruh dördüzlüğü hayırlı olsun.” İnce, Anayasa değişikliğine ilişkin 12 Eylül’de yapılacak referandumun da “Hitler’in referandumuna benzediğini” savunarak, Hitler’in işgal ettiği Avusturya vatandaşlarına Almanya’ya katılıp katılmamayı sorduğunu ve oy pusulasının “kahverengi” olduğunu söyledi. Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresi ile ilgili bir soru üzerine, Türkiye’nin en üst kurumunun “AKP’nin parti içi tartışması” gibi algılandığını, farklı bakanların farklı şeyler söylediğini kaydetti.
CHP’li İnce, BDP boykot kararının sahte olduğunu ve el altından ‘evet’ diyeceklerini zaten biliyorduk” dedi.
AKP’den ‘terör örgütüyle anlaşmaya’ yalanlama
AKP’den PKK ile pazarlık iddialarına yalanlama geldi. AKP’nin resmi internet sitesinde, Medya ve Tanıtım Başkanlığı imzasıyla yayımlanan açıklama şöyle: “Son günlerde bazı basın yayın organlarında, PKK kaynaklarına dayalı olarak, Abdullah Öcalan’la, PKK ile uzlaşıldığı, anlaşıldığı yönünde haberler yer almaktadır. AKP’nin ve hükümetin illegal bir örgütle masaya oturması, müzakere yapması söz konusu değildir ve olamaz. Bu konu ile ilgili tüm söylenenler ve yazılıp çizilenler, halk oylaması sürecini olumsuz etkilemeye ve vatandaşlarımızın kafasını karıştırmaya yönelik spekülasyonlardan ibarettir.”
Vural: Terörle bilerek mücadele etmediler
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, PKK’ya ’sanal tehdit’diyen bir zihniyet Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) Başbakan sıfatıyla oturuyor “ dedi. MHP İzmir İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında konuşan Vural, AKP iktidarına yüklenerek, ” Terörle bilerek mücadele etmediler “ diye konuştu. MGK’da Türkiye’nin iç ve dış tehditlerinin ele alındığını belirten Oktay Vural, şunları söyledi:
Şehitlerimiz de mi sanal?
” Başbakan, bölücülük ve PKK’nın ’sanal bir tehdit’olduğunu söylüyor. PKK’ya ’sanal tehdit’diyen bir zihniyet, MGK’da Başbakan sıfatıyla oturuyor. Şehitlerimiz, gazilerimiz de mi sanal Sayın Başbakan? Bu ortam içinde aslında AKP ile PKK arasında nasıl bir işbirliği ve rol paylaşımı yapıldığı ortaya çıkmıştır. AKP referandum sürecinde PKK’nın desteğine ihtiyaç duymuştur. Alçakça bir ifadeyi kullanırken hak ettiği cevabı aldı. 20 Eylül’e kadar anlaşma yaptınız da terör örgütünün terör eylemlerini tırmandırması konusunda da mı pazarlık yaptınız acaba? Başbakan soy sop, boy posla, villa tartışmalarıyla ilgileniyor. Türkiye’yi gayriciddi konuma düşürmek doğru değil. Hayati bir süreç yaşıyoruz. Türkiye’de dökülen kanın vebalinin terörle mücadele etmeyenlerde olduğunu söyleyen Oktay Vural şöyle dedi:
Bitmiş terör örgütünü azdırdılar
“Terörle bilerek mücadele etmediler. 2002 yılında bitmiş bir terör örgütünü azdırdılar. Açılımın kılıfı haline dönüştürdüler. Bugün bir terör örgütüyle anlaşma noktasına gittiler.” BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile BDP Diyarbakır İl Başkanı’nın açıklamalarını cep telefonundan gazetecilere dinleten Vural, “Türkiye’yi içerden yönetmek isteyen bir truva atı var” dedi.
Zemini ABD hazırladı
CHP’li Öymen, El Kaide’ye karşı en acımasız saldırıları gerçekleştiren ABD’nin, söz konusu PKK olunca Türkiye’ye hep ‘müzakere’ telkin ettiğini belirterek, “Teslimiyetçi AKP yüzünden terör bu boyutlarda” dedi
Haber: Önsel ÜNAL
CHP Bursa Milletvekili ve Emekli Büyükelçi Onur Öymen, ABD’nin terörle mücadele konusunda Türkiye’ye sorunun sürekli olarak müzakere ile çözülmesini telkin ettiğini ifade etti. Öymen, ABD’nin El-Kaide konusunda müzakere sözünü duymak bile istememesine rağmen, Türkiye’ye siyasal yollardan çözüm önerdiğini hatırlatarak, “Başta Henry Barkey olmak üzere ABD’nin üst düzey komutanları zaten sürekli olarak siyasi yollardan çözüm öneriyorlar. Biz ’El Kaide ile niye müzakere yapmıyorsunuz’dediğimiz zaman ise buna karşı çıkıyorlar” dedi.
AKP’nin niyeti belli
AKP iktidarının, açılımın önde gelen mimarı CIA ajanı Henry Barkey ve ABD’li yetkililerin yönlendirmeleri ve telkinleri üzerine yanlış üstüne yanlış yaptığını kaydeden Öymen şöyle devam etti: “AKP’lilerin TBMM’ye getirdikleri Terörle Mücadele Yasası’nın 6. maddesinin gerekçesinde bir defaya mahsus olmak üzere terör örgütü kurucusunun Pişmanlık Yasası’ndan yararlandırılması konusu var. Orada bir tek terör örgütü kurucusunun ismi eksik. AKP iktidarının anlayışı zaten budur. Kamuoyundan bu konuda çok sert tepkiler gelince geri adım atmak zorunda kaldılar. AKP hep böyle yapıyor zaten. Biz bunları TBMM’ye getirdiğimizde ise sözlerimizi çarpıtarak, konuyu geçiştirmek istiyorlar. AKP iktidarının bu konudaki niyeti belli. Bu noktada üzerinde durulması gereken konu Terörle Mücadele Yasası’nın 6. maddesindeki gerekçedir. AKP niyetini orada ortaya koymuştur.”
PKK açılımının mimarı CIA ajanı Henri Barkey (solda), Türkiye’deki terörle ilgili son gelişmelerin organizatörlüğünü aksatmadan yürütüyor. Barkey, Diyarbakır’ı “teftiş”i sırasında BDP lideri Selahattin Demirtaş ve kapatılan DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk ile bir araya gelerek, kendilerine moral aşılamıştı.
‘Ateşkes’ Barkey’in tezgahı
Terör örgütü PKK’nın ateşkes ilanının arkasındaki gerçekler tek tek ortaya çıkmaya başladı. PKK ’açılım’ını hazırlayan CIA ajanı Henri Barkey’in son Diyarbakır “teftiş” i ve Ankara’daki temasları, Türkiye üzerinde yeni oyunların döndüğünü ortaya koydu. Barkey, İstanbul’a döndükten sonra yaptığı açıklamada, “Habur çok önemliydi, açılıma inanmışlardı. Maalesef medya ve bir sürü siyasi parti, bunu PKK’nın zaferi gibi yorumlayıp sundu ve çarpıttı bu meseleyi. PKK bir şekilde hükümetle beraber çalışmış olabilir. Aksi takdirde Habur’dan nasıl döneceklerdi? PKK dön demeden dönemezlerdi. Bana anlatıldığı kadarıyla o zamanki adıyla DTP bile Habur’dan dönüş kararından bir-iki gün önce haberdar edildi. Devlet bunu kiminle konuştu? Belli ki bir koordinasyon oldu ikisi arasında” demiş, PKK açılımının devam ettirilmesini istemişti.
Silahlar ABD’ye teslim edilebilir
Barkey’in hemen ardından da PKK’nın Kandil’deki elebaşılarından Murat Karayılan, “Bize sunulan bir mesaj var” açıklamasını yapmış, BDP lideri Selahattin Demirtaş ise, “Ramazan’a hayırlı haberle gireceğiz!” demişti. Önceki gün de Karayılan, “Devletle görüşüldü, ateşkes ilan edildi” şeklinde açıklama yaptı. Amerikan gizli servisi CIA’ya AKP’nin ’açılım’ıyla birebir örtüşen bir rapor hazırlayan Henri Barkey, “Kürt sorunu” ile ilgili en çarpıcı önerisini yine Türkiye’de yaptı. Öneriye göre Türkiye’nin “Kürt sorunu” ABD’nin arabulucuğuyla çözülebilir. PKK da silahlarını ABD’ye teslim edebilir. ABD de PKK liderleri için sığınak bulabilir. Ancak geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan kapatılan DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk, PKK’nın silahlarını BM’ye teslim edebileceğini açıklamış ve konuya yeni bir boyut getirmişti.
Washington’a ‘çalışma’ heyeti
Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun, ABD Dışişleri Müsteşarı William Burns’e yapacağı ziyarete sayılı günler kala Ankara’nın Washington’a mesajları da netlik kazandı. Sinirlioğlu, temasları sırasında Irak’ta iki ülkenin amacının aynı, yönteminin ise farklı olduğunu belirterek, işbirliğinin önemini vurgulayacak. Sinirlioğlu’na 23-24 Ağustos’ta Washington’a yapacağı ziyaret sırasında Müsteşar Yardımcıları Selim Yenel ve Tacan İldem eşlik edecek. Temaslar sırasında İran, Irak, İsrail’le ilişkiler ve Afganistan konularının yanı sıra ikili ilişkiler ve uluslararası konular da gündeme gelecek.
Farklı düşüncede değiliz
Diplomatik kaynaklar, Ankara’nın temaslar sırasında vereceği mesajlarla ilgili şu bilgileri verdiler: “Türkiye ile ABD çok farklı düşünce yapısında değil. Hedefler aynı ama yöntemler farklı. Yönetimden isteğimiz kongreyle olan ilişkilerimizde daha fazla yardımcı olmaları. Özellikle İran oylaması ve İsrail’le yaşanan Mavi Marmara olayı, kongrenin Yahudi kesimi tarafından çok olumsuz algılandı. Yönetimden de kongreye, Türkiye’ye yardımcı olacak mesajları daha iyi vermesini isteyeceğiz. Türkiye’nin ekseni kaymadı, ancak artık daha özgür bir politikası var. ABD ile her alanda ortak çalışmaya hazırız ve amaçlar bir olduğu için iyi bir işbirliği sağlayabiliriz, mesajı Washington’da tekrarlanacak.”
Hâlâ koltuğunda oturuyor
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı BDP’li Osman Baydemir, terör örgütü PKK’nın şehir yapılanmasına ilişkin operasyonlara tepki gösterirken ağzını bozarak “Devlet aklına bir mesajımız var. Bizi şahin ve güvercin diye ayırmayın. Bunu söyleyenlere has...tir diyoruz, has...tir” diyerek “özerklik” talebinde bulunmuş, “Kürt bayrağı da gökyüzünde dalgalanacak” demişti.
İki bayrak önerisi
Konuşmasında demokratik özerklik projesinin Kürtlerin iradesi, birlik ve beraberlik projesi olduğunu belirten Baydemir, şunları söylemişti: “Her bölgede, bölgesel parlamento olacak. Bu bölgesel parlamentolardan bir tanesi de, Kürdistan Parlamentosu olacak. Belediye önünde ay-yıldızlı bayrağımızla, sarı-kırmızı-yeşil bayrağımız dalgalansa ne olur?”
Hakaretler yağdırıyor
Ancak Türkiye Cumhuriyeti’ne her fırsatta hakaretler eden, PKK ve teröristbaşına övgüler yağdıran Baydemir hakkında bugüne kadar görevden alınması konusunda hiçbir adım atılmadı.
“Bayrak ve özerklik” konusundaki sözleri üzerine Baydemir hakkında soruşturma başlatılmıştı.
Kaynak: Yeniçağ _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 04.09.2010 11:07 Mesaj konusu: |
|
|
İşte KPSS’nin şifresi Berat
İşte KPSS’nin şifresi Berat
KPSS’yle ilgili soruşturmada ham soruları sızdıran Berat Koşucu’nun bir sosyal paylaşım sitesindeki yazışmalarında CHP karşıtı gruplara üye olduğu ve Gülen cemaatiyle ilgili sayfaları izlediği saptandı
Kaynak: Milliyet
Neden sadece bu seneki KPSS tartışma konusu oluyor? Yukarıdaki duruma bakılırsa bundan öncekiler de şaibe altındadır bana göre, yazıklar olsun, yuhhh! _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
Tony Arthur Schopenhauer

Kayıt: 17 Ekm 2003 Mesajlar: 19927
|
Tarih: 04.09.2010 18:48 Mesaj konusu: |
|
|
Savcıya oruç dayağı
Otogar'da sigara içen savcıyı "Ramazan'da nasıl sigara içersin" diyerek dövdüler
Yozgat Kadışehri Cumhuriyet Savcısı Özcan Çabukoğlu (25), Ramazan ayında oruç tutmayıp sigara içtiği için darp edildi.
Yozgat otogarında meydana gelen olayda, Kadışehri Cumhuriyet Savcısı Özcan Çabukoğlu, bir yakınını beklerken sigara yaktı. Çevresindekiler tarafından Ramazan ayında sigara içmemesi yönünde uyarılan Çabukoğlu, sigara içmeye devam etti. Çabukoğlu, kendisini uyaran şahıslarla tartışmaya başladı.
Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi sonucu savcı Çabukoğlu, sigarasını söndürmediği için darp edildi. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ambulansıyla hastaneye kaldırılan Çabukoğlu, burun kemiğinde meydana gelen kırık tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haberturk _________________ Toplum, çevre, salonlar, dünya denilen şey, sefil bir tiyatro oyunudur; ilgi çekmeyen, yalnızca makineler, kostümler ve dekorlar sayesinde biraz tutunan, kötü bir operadır.
Chamfort |
|
| Başa dön |
|
 |
K_Spartakus Antivole

Kayıt: 14 Arl 2002 Mesajlar: 1287 Nerden: istanbul
|
Tarih: 05.09.2010 14:56 Mesaj konusu: |
|
|
Her şeyi YÖK etmek için mi?
05 Eylül 2010 Pazar, 13:13:29
HAFTAYA bugün hepimiz sandık başında olacağız inşallah.
“Anayasa değişikliğine” hayır ya da evet diyeceğiz.
Herkesin oyu kendine.
Konuştuğum herkes, “Hayır vereceğim ama evetler kazanacak” diyor. Her ne hikmetse.
Bana da soruyorlar, “Ne oy vereceksin” diye.
Açıklamaya niyetim yok. Oyumun rengi yüzde 99 oranında belli olsa da açıkçası son kararımı sandık başında vermeyi düşünüyorum.
Birkaç gün AKP Hükümeti’nin önemli bakanlarından birine söylediklerimi sizinle paylaşmak istiyorum aslında. Nasıl karar vereceğimi, vicdanımı nasıl dinleyeceğimi anlamanız için belki de.
Adını vermeyeceğim Bakan’la referandum konusunu konuştum. Dinleyin bakalım siz ne diyeceksiniz:
“Bana göre 12 Eylül Anayasası’nın en somut, en kanlı canlı uygulaması YÖK’tür. Olmayan bir kurum ihdas edilmiş, bugüne kadar varlığını sürdürmüştür. Üniversitelerdeki düşünce özgürlüğünün, bilimsel özgürlüğün, üniversiter bağımsızlığın temeline dinamit koymuştur.
Eğer bu Anayasa değişikliğinde 12 Eylül’ün en önemli artığı YÖK’ü de ortadan kaldırsaydınız oyum kesinlikle evet olurdu.
Ancak siz bunu yapmadınız.
YÖK’ü olduğu gibi korudunuz. Bu da bende bu Anayasa değişikliğinin gerçekten 12 Eylül’ün izlerini silmek amacıyla yapıldığı konusunda kuşku doğuruyor, samimiyetinizi sorgulamama sebep oluyor.
Üstelik de YÖK Başkanı’nı değiştirinceye kadar YÖK’ten en fazla şikâyet eden sizin partinizdi.
Ama anlıyorum ki, siz kurumun işleyişine veya varlığına değil kurumda egemen olan fikre karşıymışsınız. YÖK sizden olunca varlığında, uygulamalarında bir sorun yokmuş.
Şimdi kaygım şu:
Siz bu Anayasa değişikliğiyle tüm kurumları YÖK’leştirmek istiyorsunuz.”
Bakan dinledi.
“YÖK’ü de kaldırmak gerekirdi aslında. Haklısınız. O da bir dahaki sefere” dedi.
Ben gazı aldığım için durmadım:
“HSYK konusunda da AB standardı dediniz. Doğru Avrupa’da da pek çok ülkede Meclis seçiyor üyelerin bazılarını. Ama orada salt çoğunlukla değil, nitelikli çoğunlukla seçiliyor. Bu da bir uzlaşma kültürü, bir ortak kabul gerektiriyor. Bizde ise salt çoğunlukla seçilecek. Bunu da doğru bulmuyorum.”
Konuk Bakan bu fikrime pek katılmadı.
Aslında bir şey daha söylemek istiyordum ama fırsat kalmadı.
Hani diyorlar ya, “Kamu çalışanlarına da sendika getiriyoruz. Hem de isterlerse birden fazla sendikaya üye olabilecekler” diye.
O da komik.
Grev hakkı yok, ne yapayım ben öyle kamu sendikasını.
İşte bunlar kafamı karıştırıyor.
Ama biliyorum ki, oy verecek seçmenin yüzde 99’u HSYK’nın ne demek olduğunu dahi bilmeden oy verecek.
Türkiye’ye süper demokrasi gelecek.
Bu yanıtları merak ediyorum!
HANEFİ Avcı’nın kitabı hâlâ tartışılıyor, hâlâ konuşuluyor.
Ve ben hâlâ bu kitaba, yazarından dolayı ihtiyatla yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü kafamda fazlasıyla soru işareti oluşturuyor Avcı’nın kitabı.
Cemaatlerle arası hiç de kötü olmayan, bir dönem arkasına cemaatlerin ve hatta cemaatin desteğini alan Avcı’nın hedefi ne?
Bir dönem“hukuksuz dinlemelerin kralı” olan Avcı şimdi niye dertli?
Baktığınız zaman Avcı’nın kitabında Gülen Cemaati ile ilgili yıllardır konuşulan, hemen herkesçe malum iddiaların tekrarından başka bir şey yok.
Kimileri diyor ki: “Yakın dostu Emin Arslan’a yapılanlara kızdı. Bu kitabı o yüzden yazdı.”
Acaba diyorum ben de!
Çünkü başka bilgilere göre Emin Arslan hakkında verilmiş bir “gizli tanık” ifadesi var.
Bu ifadede Arslan’a yönelik çok ağır suçlamalar var.
Hanefi Avcı acaba bu ifadeyi vereni “çok yakından tanıyor olabilir mi”?
Çok derken, aynaya bakınca görecek kadar yakınlıktan bahsediyorum.
Ya da Hanefi Avcı acaba neden önce Edirne’ye, ardından Eskişehir’e atandı.
Biliyorsunuz, Edirne’de CHP’li bir belediye başkanı vardı ve devrilmiyordu.
Sonra odasında bile dinleme cihazları bulundu.
Suçlandı, yargılandı.
Sonra o Hanefi Avcı, Eskişehir’e atandı.
Yine yıkılmayan bir muhalif belediye başkanının kentine.
Niye?
Bu soruların yanıtlarını bulabilirsem kitabı ona göre değerlendireceğim.
Ah bir bulabilsem!
fatih altaylı , habertürk _________________ Atatürk+Cumhuriyet+türkiye |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
sinemaforum.com, hostTurkiye.com web sunucuları üzerinde bulunmaktadır.
|